Türkü Filmi

Bir ömür boyu ayrılmamak üzere birbirlerine söz veren iki nişanlı olan Recep ve Zeynepin huzurlarını köy ağasının oğlu İsmail bozmaktadır. İsmail de Zeynepe âşık olmuştur ve ona sahip olabilmek için türlü yollara başvurmaktadır. İsmail zenginliğinin verdiği cesaretle Zeynepin annesine niyetini açıklar, o da İsmailin elinde bulundurduğu mal varlığına aldanarak işbirliği yapar. Sevdiğine bir başkasının talip olmasına dayanamayan Recep, öfkeyle ağanın kapısına dayanır. Ancak ağa güçlüdür, kendisine karşı çıkan Recepi ağır bir şekilde cezalandırır. Uğradığı zulmü dayanamayarak dağa kaçan Recepin yokluğunda, Zeynebin annesi ve Ağanın oğlu Zeynepi evlilik için ikna etmeye çalışırlar. Recepin bir başka sevdiği ve ona kaçtığı söylentileri köye yayılır. Ve düğün hazırlıkları başlar.Recep ve can dostu Cemil ise dağda Ağanın adamlarıyla mücadele ederler. Ağanın adamlarında kurtulmayı başaran arkadaşlar, bu sefer kendilerine dost gibi yaklaşan düşmanlarla savaşmak zorunda kalırlar. Düğün günü sevdiğini kaçırmaya çalışan Recep, sevdiğine bu dünyada kavuşamaz. Zeynep ve Recepin dillere destan aşkları, Arda boylarına ben kendim gittim Dalgalar vurdukça can teslim ettim dizelerini barındıran Arda Boyları türküsüyle dilden dile dolaşır.  Hüseyin ve Murat aynı köyde yaşayan iki ağanın çocuklarıdırlar. Küçüklükten itibaren birlikte büyümüşler, yiyip içtikleri bile ayrı gitmemiştir. Askerliklerini de yaptıklarında artık evlilik zamanları gelmiştir. Fakat Hüseyin Muratın kardeşi Şefikaya sevdalıdır. Şefika da Hüseyine. Murat bu durumu öğrendiği günden itibaren bir türlü kabullenmek istemez. Çünkü onlar Hüseyinle kardeş gibi büyümüşlerdir ve ona göre insan arkadaşının kardeşine kötü gözle bakmamalıdır. Hüseyin ve Şefika Muratın bütün gönülsüzlüğüne rağmen evlenirler. Murat ise düğünlerine bile gitmez. Çünkü bu yaptıklarından dolayı onları asla affetmeyecektir. Aradan geçen zaman içinde Murat bu duruma içten içe kızmakta ve sürekli kinlenmektedir. Bir gün eniştesi Hüseyinle çok isteksiz olmasına rağmen ortak bir arkadaşlarının düğününe gitmek zorunda kalır. Murat bu duruma hem kızmakta hem de sesini çıkaramamaktadır. Fakat arkadaşlarının düğününde damadın babası düğünü başlatmak görevini de Hüseyine verince, Murat bunu gurur meselesi yapar ve uzun süredir içinde sakladığı Hüseyine olan hınç ve kızgınlığına hakim olamaz. Ve arkadaşının düğününde can arkadaşı ve kardeşinin kocası olan Hüseyini öldürür. 

Filiz köyün en güzel kızlarından biridir. Fakat kaderi yüzü kadar güzel değildir ve genç kızı çok yakında kabus dolu günler beklemektedir. Filiz çok sevdiği annesini ve kardeşini bir kazada kaybeder. Canı gibi sevdiği iki insanın ani ve şüpheli ölümleri Filizi bilmediği gerçeklerin peşinden gitmeye zorlar.  ARVALLI HATÇANIN AZABA DÖNEN SEVDASI Memleket Hikayelerinde bu hafta türkü olup dilden dile dolanan iki umutsuz aşığın sevdası anlatılıyor. Avrallı Hatçanın hüzünlü öyküsünü anlatan Denizin Dibinde Demirden Evler televizyonda ilk kez yayınlanıyor. Hatça, ailesinin gözü gibi bakıp büyüttüğü, güzeller güzeli bir kızdır. Gönlü Ömerde olmasına rağmen ailesinin sözüne karşı gelemediği için amcasının oğluyla evlendirilir. Fakat Hatçanın gönlü hala çoban Ömerdedir. Sevdiği telli duvaklı gelin olurken Ömer de sevdasını yüreğine gömmüştür. Ama vakit geçse de aşk ateşi ne Hatçanın gönlünde sönmüştür ne de Ömerin. İki aşığın umutsuz sevdası türkü olup dilden dile dolaşmaya başlar. Azaba dönüşen bir sevdanın, unutulmayacak öyküsü Denizin Dibinde Demirden Evler. 
Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım adlı Rize türküsünden yola çıkılarak çekilen film yılan hikayesine dönen bir aşkı anlatıyor.Durali köyün deli adını taktığı saf ve yakışıklı bir delikanlıdır. Babadan kalma, gözü gibi baktığı, ne zaman çalışacağı belli olmayan bir adet silahı ve bir de anasından başka kimsesi yoktur. Köyde aşık olduğu Gülizar ise haksızlığa hiç göz yummayan, mert ve güzel bir köy kızıdır. Gülizarın babası yanlış anlaşılmadan kaynaklanan bir toprak meselesinden dolayı, kızını köyün en yaşlı adamına gönülsüzde olsa vermek zorunda kalır. Gülizar ise bu haksız karara içten içe kinlenmekte ama elinden de bir şey gelmemektedir. Bunu duyan deli Durali, canı gibi sevdiği Gülizarı kaçırmak için düğün alayına kadın kılığıyla girer. 
Memleket Hikayeleri; Anadoludaki yanık türkülerin unutulmaz hikayelerini ekrana getiriyor. Acıları, umutları, sevdaları dillendiren türküler Memleket Hikayelerinde.SAF VE TEMİZ BİR SEVDANIN NEŞELİ ÖYKÜSÜ Memleket Hikayelerinde Karadenizde geçen saf bir sevdanın neşeli öyküsü ekrana geliyor. Köyün saf delikanlısı Muratla Ağa kızı Eminenin aşkları ve başlarından geçen komik olaylar Oy Oy Eminede. Emine, köyün en zenginlerinden olan Süleyman Ağanın kızıdır. Genç ve güzel bir kız olan Emineye köyün tüm bekâr erkekleri taliptir. Fakat hiçbiri Emineyi istemeye yanaşamamaktadır. Köyün saf ve temiz delikanlısı Muratın da Eminede gönlü vardır. Ağa kızı ise Murata karşı bir şeyler hissetmektedir. Köyün geçlerinden olan Erkan ve Cemal çalışmak için gittikleri İstanbuldan eski bir arabayla dönerler. Tüm paralarını İstanbulda kaybeden gençler, köylüye İstanbulda çok para kazandıklarını ve zengin olduklarını söylerler. Erkan, Süleyman Ağanın kızı Emineye talip olur ve görücüye giderler. Süleyman Ağa ise zengin olduğunu zannettiği Erkana kızı Emineyi verir.Bir gün Erkan ve Cemali konuşurlarken gerçekleri öğrenen Murat, Erkanın sadece Emineyle parası için evleneceğini anlar. Murat ise Emineyi bu durumdan kurtarmak ve onunla evlenmek için Eminenin abisi Nuri ile Erkana bir tuzak kurar. Nurinin hazırladığı bir plan sonucu Erkanın zengin olmadığı o. 
Sevdiği uğruna ailesini terk eden Hatice, eşiyle mutlu bir hayat yaşamaktadır. Mutlulukları bebeklerinin de gelişiyle ikiye katlanmıştır. Bu sırada eşi Sefer amansız bir hastalığa yakalanır. Yuvasını ve sevdiğini kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapan Hatice'nin son çaresi ise kovulduğu baba ocağına el açmak olacaktır.